Şato

şato anlamı is. (şa'to) 1. Avrupa'da soylu kimselerin oturduğu, çevresi hendek, sur ve kulelerle çevrili konak. "Kurûn-ı vustâ asilzadesi şatolarını andıracak derecede haşmetli bir şey."

Responsive image
YAZAR
Franz Kafka
DOSYA BOYUTU
10,58 MB
YAYIN TARIHI
2019
DIL
Türkçe
ISBN
9786059372596

PDF formatında Şato. Sitemizde mobilityweekbg.com adresinde bu kitabın açıklamasını bulabilirsiniz. Ayrıca doğrudan Şato kitabını tarayıcınızdan doğrudan çevrimiçi olarak okuyun. Bağlanın!


Gecenin bir vakti köye vardı, K. Köy karlara gömülmüştü. Şatonun bulunduğu tepeden iz eser yoktu ortada; sis ve zifiri karanlık tepeyi kuşatıyor, büyük şatoyu ele veren en sönük bir ışık seçilmiyordu. K., ana yolu köye bağlayan ahşap köprüde uzun süre dikildi, gözlerini kaldırıp aldatıcı boşluğa baktı.Sonra geceyi geçirecek bir yer aramak üzere yürüdü. Oteldekiler henüz uyanıktı. Geç vakit bir müşterinin çıkagelişiyle hayli şaşıran otelci; K.’ya verecekleri bir odaları bulunmadığını, ancak onun isterse salonda bir şilte üzerinde yatabileceğini söyledi, K. da öneriyi kabul etti. Salonda henüz bira içen birkaç köylü seçiliyordu, ama kimseyle konuşmak istemedi. K. kendisi tavan arasından şilteyi alıp gelerek sobanın yanı başına uzandı. İçerisi sıcaktı, köylülerin de sesi çıkmıyordu. Yorgun gözlerle biraz onları süzdü. K. derken uyuyakaldı. Ama az sonra uyandırıldı yine. Kentliler gibi giyinmiş, aktör yüzlü, çekik gözlü, gür kaşlı bir adam, otelciyle başucunda dikiliyordu. Köylüler de henüz gitmemişti ve olup bitecekleri daha iyi görüp işitmek üzere birkaçı sandalyesini K.’dan yana döndürmüştü. (Tanıtım Bülteninden)  


ŞATO.